Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

1.041 views

Selman Ada – İzleyici

Kategori : Ana Sayfa, Yazarlar - Etiketler :, , , , - Tarih : 14 Ocak 2013

Opera2_900x600

Sahne sanatları dünyanın neresinde olursa olsun üç unsurun bir araya gelmesiyle var olur:

Finans kaynağı-sanatçılar-izleyici.

 

Yakın geçmişin iki kutuplu dünyasının körüklediği soğuk savaş dönemindeki sosyalist zihniyet, finans kaynağını izleyici niteliği ve niceliğini planlı politikalarla geliştirmek için kullanırken, özelci Batı dünyası, sanat ürününün niteliğini en alt düzeye, üretimini ise en üst düzeye çekerek çok geniş kitlelere pazarlama yolunu tercih etti. Meselâ müzik, hem sanat hem de zanâat boyutunu seri üretime geçilmesi nedeniyle büyük ölçüde yitirerek anglo-sakson kaynaklı bir endüstrinin ticarî metaına dönüştü! Sovyetler Birliği döneminde kamyon şoförleri klasik müzik konserlerinin izleyicisi seviyesine ulaşırken, Avrupa ve ABD’de çok sayıda senfoni orkestrası ve opera kurumu kapatıldı! Sanatçılar işsiz kaldı! 2011 yılı Fransa Kültür Bakanlığı istatistik verilerine göre sadece Fransa’da 2 000 kemancı, 25 000’den fazla piyanist, 350 orkestra şefi,

6 000 ‘den fazla flütçü, 18 000 opera şarkıcısı vb. resmî işsiz listelerini oluşturuyor. Bu verilere tiyatrocuların durumu da eklendiğinde gelişmiş kapitalist dünyada sanatın ve sanatçının ne kadar hor görüldüğünü kavramak zor olmaz.

calendar_opera-11

Türkiye nev-i şahsına münhasır bir ülke. Darbelerin azizliğine uğruyor, sanat ve sanatçı bundan en olumsuz biçimde payını alıyor. 1980’de zaten yarım yamalak olan demokrasi de 1982 anayasasıyla son buluyor! 1990’larda dünyadaki değişimi kavrayamayan yönetimlerle Türkiye giderek zor durumlara düşüyor. En sonunda ekonomik kriz zirveye ulaşırken alışılagelmiş siyasî yapının da sorunların çözümünde başarılı olamadığı kesinleşiyor. Ve 2002’de Anadolu sermayesi kendi siyasî yapısını kurarak iktidar oluyor. Bu kısa tahlilden de anlaşılacağı üzere Türkiye, çok uzun zamandan beri sanatçılarının arzu ve temennî ettiği sosyo-ekonomiko-kültürel seviyeye ulaşmakta sürekli olarak zorlanıyor.

Winspear_Opera_House_18_auditorium

Sahne sanatları siyasetçi donanımsızlığı ve hatalarından direkt olarak etkilenen en nazik ve kırılgan alandır. Finans kaynağı yetersiz olan sahne sanatı hızla çöker, yozlaşır. Çünkü sahne sanatlarının şah damarı finans kaynağıdır. Devlet Tiyatrosu baş rol oyuncusunun sokaktaki simitçiden daha az kazanması içe sindirelemeyecek bir tablodur. Halâ hiçbir ilde müstakil bir binası olmaması da hazindir. Aynı durum Devlet Opera ve Balesi için de geçerlidir. Sanatın alt yapısı bu kadar eksik ve ihmal edilmiş durumdaysa ve sanatçı bu kadar bedbaht edilmiş ise o ülkede sanatın seyircisi ya da izleyicisinden bahsetmek kolay değil!

 

Devlet yapısı ve bundan sonra iş başına gelecek hükûmetler şunu çok iyi saptamalılar ki “sanatçıya ödenen maaşlar sanata yatırım değil, sanatçının alın teri karşılığının yeterince ödenmediği yetersiz bir uygulamadan ibarettir”.

 

Sanata yatırım üç koldan olmalı:

1) Alt yapı yatırımı: Sahne sanatlarının icra edilebilmesi içinTürkiye sathında salon, sahne ve binaların inşaası.

2) Eğitim: Sahne sanatları eğitiminin çağdaş ölçülerde yaygınlaştırılması.

3) İzleyici: Geleceğin sanatseverini millî eğitim kapsamında çocukluktan itibaren yetiştirmek.

 

Türkiye’de uzun yıllardır okullarda din eğitimi ciddiye alınırken sanat eğitimi siyaseten  dışlanmıştır.  Sanat izleyicisini bu mutsuz tablodan soyutlamak mümkün olmadığına göre eleştirmek de doğru olmaz.

DSCF0399

Selman ADA
Orkestra Şefi Besteci 
Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com