Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

5.670 views

Sahil Cenneti; Tisan…

Kategori : Ana Sayfa, Gezi - Etiketler :, , - Tarih : 15 Ocak 2013

IMG_7093

Yazın gelmesi ile birlikte deniz sezonunu Tüm Mersinliler olarak açtık. Hayırlara vesile olur inşallah. Bu sıcak günlerde kaçacak çokça yer var elbette. Daha önceki yazımlarımda paylaştığım Karagöl bunlardan biri. Ancak herkes dağı ve kampı sevmek zorunda değil. Deniz severler için güzel Mersin’ imizin bakir kalmış yerlerinden birini paylaşayım sizlerle.

IMG_7088

“Tisan” eski adı ile “Afrodisyas”.

Burası bir yarım ada. Mersin’ li bir çok kişi burayı bilir belki ama bilmeyenlerin mutlaka ziyaret etmesi ve sularında yüzmesi gereken yerlerden birisi. İddia ediyorum Türkiye’ nin çok az yerinde bu kadar temiz ve berrak bir deniz bulabilirsiniz.

Kayserili bir müteahhit tarafından keşfedilen ve yapılaşan bir koy burası. Benimde bizzat tanıştığım ve uzun soluklu sohbetler yaptığımız rahmetli Kadir Güçlü amcamın keşfi. Helikopterle Antalya yolculuğu sırasında üstünden geçerken güzelliği karşısında kayıtsız kalamayıp helikopter ile buraya iniş yapmış ve Tisan hikayesi işte bu iniş ile başlamış. Vefatından bir süre önce yaptığımız bir sohbette burayı insanların kullanıma açtıklarına ne kadar üzgün olduğunu da söylemeden gitmedi diğer dünyaya.

Doğrusu Tisan’ ın içinde bulunduğu durum çok daha iyilerini hak etse de yinede bu kadar bakir kalmasına şükretmeden edemiyor insan.

IMG_7096 IMG_7095

Tisan neden bu kadar güzeldir ve neden Mersin’ deki tüm denizlerden daha temizdir? Çünkü yaz sıcağında sahilinde mangal yapan ve yaptığı mangalın kömürlerini kuma döken, karpuz kesen ve yediği karpuzun kabuğunu denize atan, denize nazır lahmacun yiyen ve lahmacuna sıktığı limonun kabuğunu suya mayalayan, insani ihtiyaçlarını gideren ama bu atıkları suya salan insanlara maalesef burada rastlayamazsınız. Eğer bu insanları küçük gördüğümü düşünüyorsanız lütfen burayı aklınızdan silin. Sizlere Tisan yerine farklı sahiller önerebilirim.

Burası çoğunlukla Mersin dışından yaz için gelenlerin yaşadığı büyük bir tatil sitesi esasında. Burada otel ve benzeri yerler bulamazsınız. Ya günübirlik gelip gidebilir yada burada boş ama eşyalı evlerden birini günlük, haftalık yada sezonluk kiralayabilirsiniz. Site sakinleri buraya daha önce gelenlerin doğaya saygısız tutumlarından dolayı gelenlerin sınırlı sayıda olmasını ve çevreye duyarlı olmasını arzu ediyorlar. Ve bu durumdan dolayı bazı imkanları haklı olarak dışarıdan gelenlere kullandırmak istemiyorlar. Zira genetik hastalığımız istismar devreye girebiliyor. Onun için buraya hazırlıklı gelmenizde fayda var.

Silifke’nin 31 km. güney-batısındaki Ovacık Köyü’ne bağlı, bugün Tisan adıyla bilinen Aphrodias denize uzanan Ovacık Burnunda bulunan, Doğu ve Batı olmak üzere iki limanı olan antik bir kenttir. Yerleşim yerinin iç kesimlerdeki Isaura ile hemen hemen hiç bağlantısı yoktur. Aphrodisias, Hellen dilinde “Aphrodite’ye adanmış, Aphrodite Yurdu” anlamındadır.

Kent, İ.Ö.VII.yüzyılda kurulmuş bir Yunan kolonisidir. İ.Ö. IV.yüzyılda Pers satraplığının bir parçası olan kent, satrap Pharnabazos yönetimi altındayken (İ.Ö. 379-374) gümüş sikkeler basmıştır. Aphrodisias önemini, Hellenistik dönemde kaybetmiştir. Roma Döneminde sikke basımı gerçekleşmemiş ve Papazlık merkezi olmayan kent Erken Bizans Döneminde ise “polis” statüsünü kaybetmiştir. Aphrodisias büyük olasılıkla Seleukia’nın yerleşime uğramasına da etken olmuştur. Sonradan Seleukia “chora” sına katılmıştır.

IMG_7097

Johannitler 1210 yılında Seleukia, Castellum Novumu kral I. Leon’dan aldıklarında tahminen eski Aphrodisas’a yerleştiler, ve bunun üzerine Şövalye Limanı anlamında “Porto Kabalieri” ismi verilmiştir. Ovacık Yarımadası’nda yer alan Aphrodisias oldukça kapsamlı bir güvenlik sistemine sahiptir. Torosların uzantılarını batıdan doğuya iki kale duvarları ile geçer. Belirli aralıklarla yerleştirilen kare veya dikdörtgen planlı kuleler güneye doğru duvarlara, denize karşı tarafa yönlendirilmişlerdir. Kalenin işçiliği, Nagidos’un sur duvarları gibi İ.Ö.V.-IV. yüzyıla tarihlenmektedir. Esas yerleşim yeri 600 m. uzunluğunda 250 m. genişliğindeki burnun doğusuna düşmektedir. Roma ve Erken Bizans Döneminde yerleşim bölgesi doğuya doğru kaymıştır.

Göktepe’nin güney tarafına yayılmış nekropol tepenin üzerinde bir Bizans kulesi, batıda limanda bir erken Bizans kilisesi yer almaktadır. Doğuda liman koyunun kuzey yamacında aziz Panteemon’un üç nefli sütunlu bazilikası günümüze kadar gelebilmiştir. Kilisenin öne çıkan apsisi naosun apsisi değil, batı Kilikia’da kilise yapımında sık sık tespit edilmiş olan pastophorionlar arasındaki ara bölümdeki apsistir. Kilisenin, kurucusunun yazıtını da içeren mozaik süslemeleri ve mimari yapısı İ.S.V. yüzyıla tarihlenmektedir. Sonraki geç dönemlerde kilise en azından bir kere kapsam alanıyla küçültülmüştür. Yan nefler bırakılmış ve kaideleriyle her iki stylobat, kısmen mevcut olan sütun tamburlarıyla moloz taş duvar ile kaplanmıştır. Diakon Johannes isimli kurucunun yazıtı olan sunak platesi mezar kapağı olarak ikinci sefer kullanılmıştır. Bunun, bir erken Bizans kilisenin sunak masası olduğu sanılmaktadır. Doğu limanı önünde korunmuş küçük kalkerli adada (Kösrelik Ada’sı, Gökada) bir nekropolü ve Erken Bizans kilisesi bulunmaktadır.

IMG_7085

Bu eski medeniyet mabedine gitmeyi ihmal etmeyin. Ama gittiğinizde lütfen doğaya saygıyı unutmayın. Öyle ya hepimizin saygıya ihtiyacı var. Bir gün gelir doğada bize saygı duyar, her şey karşılıklı.

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com