Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

1.129 views

Özden Nasıf – Medeniyet Seviye Tespiti…

Kategori : Ana Sayfa, Yazarlar - Etiketler : - Tarih : 17 Ocak 2013

58357_1

Gelişmiş ülkelerde medeniyet seviyesi şehir planlamasından ve trafikten belli olurmuş…

Eğer bu gerçekten doğruysa vay halimize…
Eğer Mersin’in medeniyet seviyesi şehir planlamasına ve trafiğe kalırsa ben hemen söyleyeyim; bizim seviyemiz ortaçağ çıkar… Hem de ortaçağın başları…
Bir kere bütün yollar delik deşik, memlekette kazılmadık yer yok.İşin garibi son 3 yılda bazı yollar 2-3 kez kazılıp yeniden yapıldı. Ama buna rağmen bunlara yol demeye bin şahit ister. Delik deşik ve yamalı yollar, çocuk havuzu büyüklüğünde çukurlar, yolun tam ortasında derin girinti ya da çıkıntı şeklinde logar kapakları vs vs. Aklıma ilk gelenler bunlar.

 

Bu mu peki ortaçağ seviyesinde olduğumuzu belirleyen unsur? Evet, sorunun çok küçük bir kısmı bu. Asıl sorun kafalardaki delikler ve yamalar…

Bugün memleketteki en büyük sorun trafik. Yollarımız kalitesiyle zaten bir ortaçağ görüntüsü sergilerken araç kullananların çoğu da zihniyetleriyle görüntüyü tamamlıyor. Peki böyle bir ithamı hak etmek  için sürücüler ne yapıyor ya da yapmıyor? Buyurun bakın; işte benim tespit ettiğim kemikleşmiş sorunlardan bazıları. bakın bakalım gün içinde bu sorunlardan kaç tanesini ve kaç kere tecrübe ediyorsunuz…

Bir kere Mersin’e satılacak arabalara sinyal lambası takmaya hiç gerek yok, fuzuli masraf. Çünkü memlekette sinyal kullanan yok. Eskilerde sürücüler en azından camdan kollarını çıkarır, döneceği istikameti elleriyle işaret ederek arkadaki araçlara uyarı gönderirdi. Şimdi neredeyse bütün araçlar uydu bağlantılı-bilgisayarlı ama sinyal lambasını kullanan yok…  Öndeki aracın ne yapacağı artık hayal gücünüze kalmış…

Trafikte akması gereken sol şerit YOĞUN işgal altında, abartısız tüm araçlar sol şeritte. Arkadan gelenler sollayamıyor, mecburen biraz akrobasi yapıp önündeki aracı ”sağlıyor” …

Trafik ışıkları sürekli sorun; Son zamanların modası ışığın 2-3 metre ilerisinde durmak. Hele bunu Minibüs veya kamyon gibi yüksek bir araç yaptığında ( ki genelde sadece bu grup öyle yapıyor) ışığın rengini görmek imkansız oluyor. E be kardeşim, sen sağdan gittin gittin trafik ışığının beş metre önünde durdun, bir şey göremiyorsun. E lambayı da kapattın, artık kimse bir şey göremiyor…
Acelesi olan şöför kardeşlerime sesleniyorum; Işığın önünde durduğun zaman yeşil yandığını göremeyip vakit kaybediyorsun, çelişki yani, yapmayın bunu…
Aman ha yanılıp şaşırıp kornaya basmayın böyle bir durumda. Maazallah hakarete uğrama ya da dayak yeme riskiniz çok yüksek.
Ama trafik ışığı kırmızıdan yeşile geçmeden, daha sarıdayken kornaya basmak serbest… Nedir bu acele kardeşim? Hele bir bekle 2-3 saniye, bu ne coşku..? Hayır, her trafik ışığında 2 saniye kazansan, eve gidene kadar 20 ışık, toplam 80 saniye… Yani tüm bu telaş, panik, stres, sinir sadece eve 2 dakika erken gidebilmek için mi..?

yol_kava

Henüz yukarıda saydığım durumlardan biriyle karşılaşmamışsanız buyurun o zaman, sırada sis lambaları açık gezen, üstelik yan sanayi ”çakma” xenon farlarıyla diğer şöförlerin gözlerini kör eden sürücüler, daracık ara sokaklarda tam gaz yolcu taşıyan halk otobüsleri, saçma sapan park edilmiş araçlar, havalı kornalar ve sayamadığım daha neler neler var…

cakma_xenon_farlar_trafige_cikamayacak_h36196

Bir de; Sadece sürücülerimiz değil ortaçağ seviyesini yakalayan, yayaların da sürücülerden aşağı kalır yanı yok. Memleket olarak yolda yürümek gibi bir alışkanlığımız var. Yolda derken yolun ortasında diye özellikle belirteyim ki yanlış anlaşılmasın. Herkes adeta dokuz canlı, kimsenin hayatından endişesi yok. Hele ortaokul ve lise önlerinde, aman yarabbim, bu nasıl vurdumduymaz bir gençlik, kornaya basmanın ötesinde camdan kafanı çıkarıp avaz avaz bağırmana rağmen kenara çekilmeyen, arabaları da şöförleri de hatta alayını da kaale almayan değişik bir cins nesil… Gerçi arabaların kaldırıma park edilebildiği bir yerde yayaların da yoldan yürümesi normal ama Mersinli’ler olarak biz bu mevzuya biraz su kaçırmışız. Bu arada aman ha, sakın öyle her yolda yürüyene kornaya basmayın, yollar aslında yayaların hakkı olduğu için mevzu her an gurur meselesine dönüşebilir, olay çıkabilir.
Şunu da eklemem lazım; Yoldan çekil diye kornaya bastığımda Polat Alemdar tarzı bir dönüşle yan yan arabama bakan insan; evet bu bir araba, duyduğun korna sesi, YOLUN ORTASINDA YÜRÜYORSUN GERİZEKALI, EZİLECEN…Korna sesine dönüp sanki uçan daireye bakıyormuş gibi şekil yapana kadar yoldan çekilin lütfen!

trafik_hayattir

Mersin’de ben şunu öğrendim; Yol verilmez alınır… Tek rakibimiz de THY…

İşte bu sebeplerden ötürü umuyorum ki medeniyet seviyesi trafikle ölçülmüyordur.

Emniyet kemeriniz takılı, aklınız başınızda olsun.

466014_291119780963215_988535285_o

Özden Nasıf

 

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com