Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

9.856 views

Mersin Yazlarının Vazgeçilmezi; Bici Bici…

Kategori : Ana Sayfa - Etiketler :, , , , , - Tarih : 20 Ocak 2013

001

Geldi gelmedi, ne zaman gelecek derken sıcaklar bir geldi pir geldi. Tam da bu sıcaklarda imdadımıza yetişen bir tatlı var ki tadı dillere destan. Tarihi Osmanlı’ya kadar dayanan paluzesi, Toroslardan gelen karı, çeşit çeşit şurubu ile bici Mersinlilerin vazgeçilmez tadı. Birkaç sene öncesine kadar,  Akdeniz  insanı haricinde bilinmeyen bici bici,  sadece seyyar satıcılarda satılırken şimdilerde yaz aylarında restoranların ve kafelerin  tatlı  menüsünde ilk sıralarda yer alıyor.

Bir porsiyon bici,   genelde dört temel malzemeden oluşuyor. Tatlının ismini aldığı su ve nişastadan yapılan (kimilerinin paluze diye bildiği) küp küp doğranmış jölemsi kısım, aslı dağlardan getirilen temiz kar olan ama sonradan bulunması zor olduğu için büyük kalıp buzlardan rendelenerek elde edilen kar,  çeşit çeşit pekmez ve meyvelerden elde edilen tatlıyı renklendiren şurubu  ve son olarak üstüne serpilen şekeri  (isteğe göre toz şeker veya pudra şekeri).  Bicinin ana malzemeleri bunlar olsa da zamanla farklılık yaratmak adına isteğe göre mevsim meyveleri eklenir oldu.

002

 

Tek tek inceleyecek olursak; paluze, başta Batı Trakya olmak üzere Balkanlar’ın Türk varlığı olan birçok kesiminde rastlanan hafif bir tatlıdır. Göçlerle Trakya mutfağına da taşınan bu tatlı,  su veya meyve sularının nişasta ile kıvamlandırılmasıyla hazırlanır.  Servis edilecek hale gelen paluze biraz titrektir ve jöleye göre biraz daha az saydamdır. Meyve suyu ile hazırlanacaksa vişne suyu, erik suyu, çilek suyu ile kızılcık suyu gibi mayhoş meyvelerin tercih edilebilir. Osmanlı mutfağının da etkisi ile paluze hazırlanışında meyve suyu yerine zaman zaman gül şurupları da kullanıldığı görülür.

004

Tatlının tüm ferahlatıcı etkisini sağlayan, sıcak yaz günlerinde vazgeçilmez olmasının sebebi olan kar ise;  büyük buz kalıplarının rendelenmesiyle elde ediliyor.  Seyyar satıcılar bu buz kalıplarını erimesin diye bezle örttüğü için zaman zaman hijyen tartışmaları yaşansa da, bici müdavimleri bu tartışmalardan çok etkilenmiyor. Aslen dağlardan gelen karla yapılırsa daha lezzetli oluyor.

Biciye rengini veren şurup ise başlı başına ayrı bir lezzet dünyası. Birbirinden farklı mevsim meyvelerinden ya da değişik pekmezlerden yapılsa da, bici şurubunun aslı Osmanlı mutfağının da vazgeçilmez şuruplarından olan gül şurubundan yapılıyor.  Kendine has kokusu ise tatlıya ayrı bir lezzet katıyor.

Bir çok yerde  şekerin en üstüne serpildiği için, işin ustaları buna karşı çıkıyor. Şekerin bicinin hemen üstüne serpilmesi gerektiğini söylüyor. Bunu sebebi ise biciyle (muhallebi kısmı) direkt temas eden şekerin, muhallebinin kendini  bırakmasını sağlaması. Şekerle muhallebinin özdeşleşmesi ise tadının daha güzel olmasını sağlıyor. İşte bu yüzden kimi ustalar pudra şekerini tercih etmiyor. Kimyasal işlemden geçen pudra şekerini işin kolayına kaçmak olduğunu, asıl yapılması gerekenin toz şekerin önceden dövülerek un haline gelmesini sağlamak olduğunu söylüyor.

003

Biciyi kimileri karsambaçla karıştırıyor. Karsambaç temizce toplanan karın pekmezden yapılan şurupla karıştırılmasıyla elde edilen tatlıya deniyor. Biciyle farkı bicinin içindeki küp şeklindeki muhallebisi.  Dünya mutfaklarında karsambaca ve ya paluzeye benzer tatlı çeşitlerine rastlansa da ikisinin birden kullanıldığı biciye rastlamak olukça zor.  Bir yiyenin müdavimi olduğu Akdeniz’e özgü olan bu eşsiz lezzetin bir tarifi de bizden. Afiyet olsun.

 

 

 

Gerekli malzemeler:

200 gram nişasta
2 bardak toz şeker
Yarım çay bardağı gül suyu
Bir çimdik kırmızı gıda boyası
10 bardak su
Şerbet için 2 litre su
Yeteri kadar pudra şekeri

Yapılışı :

Öncelikle nişasta ile 10 bardak suyu tencereye koyun ve ocağa alıp koyu kıvamlı bir paluze pişirin.
Pişen paluzeyi 2 parmak kalınlığındaki bir tepsiye dökün ve soğumak üzere kenara kaldırın.
Ayrı bir tencerenin içine 2 bardak toz şekeri, yarım çay bardağı gül suyunu, bir çimdik kırmızı gıda boyasını ve 2 kilo suyu koyup karıştırarak soğuk bir şerbet hazırlayın.
Servis kasesine önce dilimlenmiş ve soğumuş olan paluzeden koyun.
Paluze üzerine  şekeri serpin.
Bolca rendelenmiş buz ekleyin.
Son olarak da kırmızı soğuk şerbeti üzerine döküp servis edin.

özge atinel

Özge Atinel

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com