Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

1.983 views

Macera Ruhlu Hemşehrimiz; Muzaffer Erol Gez.

Kategori : Ana Sayfa, Yazarlar - Etiketler :, , , - Tarih : 13 Ocak 2013

 

Eğer hayattan ne istediğinizi biliyorsanız; hayallerinizi gerçekleştirmek için gereken her şeye sahipsiniz, demektir.. Eğer o kadar yaşayabilseydim; yetmiş sekizinci yılı da geride kalmakta olan bir ömre neler sığdırabilirdim..? Bunu düşünüyorum; o yaşayan efsaneyi araştırdıkça, okudukça.. Hayat dediğimiz şey; ne istediğimizi biliyorsak, müthiş bir macera.. Bunun ispatı yanı başımızda.. İşte bu yazımda size O’nu ve macerasını bir tadımlık anlatmak istiyorum..

www

Yaşayan Efsane Dağcı.. Muzaffer Erol Gez..

Adsız

1952 Yılı bahar ayları.. Henüz 18 yaşında bir delikanlı.. Erciyes Dağı’yla ilk kez karşılaşacak ve dağ O’nu çağıracaktı.. Hiçbir teknik bilmeden ve hiçbir malzeme de olmadan tıpkı kendisi gibi deli kanlı 4 arkadaşıyla aynı yılın Ağustos ayında dağın çağrısına uyacak, zirve yapacak ve bir daha asla dağlardan kopmayacaktı.   Muzaffer Erol Gez 1934 yılında Malatya’da doğdu.. Dağın çağrısına uyduğu 1952 yılından sonra Erciyes’le 95’ten fazla kez buluştular.. Almanya, İtalya ve İsviçre Alpleri’ne tırmandı.. Nepal’de iki kez ana kampı ziyaret etti..    İlk tanışmaları 1959 yılında olmak üzere 27 kez Ağrı Dağı’yla buluştular yüce dağın zirvesinde.. Hem de ne buluşma.. Yüksek irtifanın insan vücudunu üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla tıbbi bir çalışma yapılacaktı. Türkiye Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından, rahmetli Prof. Dr. A. Mecit Doğru’nun bu araştırması için gönüllü oldu Muzaffer Erol Gez.. Sırtlarında laboratuar malzemelerini taşıyarak misafir oldular Ağrı Dağı’nın zirvesine.. Yıl 1983’tü ve tam üç gün/üç gece kaldılar dağın zirvesinde.. İnanılması güç bir işti bu.. Başardılar.. Daha sonra Abdul Mecit Hoca, Dağcılık ve Yüksek İrtifa isimli kitabında yayımladı elde edilen sonuçları..   (bahsettiğim kitap bu.. işe yararsa yazıda yer alabilir.. ama belki biraz düzenlenmelidir fotoğraf..) Dile kolay; yarım asırdan daha eski bir zamandan bahsediyorum. 50’li yıllar. Dağcılığa dair ne bir malzeme var,  ne de anlatacak ve öğretecek birileri. Her şeyi kendi kendine, deneyerek öğrendi.  Günümüz dağcılık faaliyetlerinde kullanılan buz kramponu o yıllarda henüz bilinmiyordu ancak tecrübeleri ve hevesinin ışığında belki de ilk kramponu üretti büyük dağcı; bir at nalının uçlarına demir kaynattı ve lamba fitiliyle ayakkabısına bağladı.. On yıl kadar Silahlı Kuvvetler mensubu bir astsubay olarak görev de yapan Muzaffer Erol Gez, dağcılık sevdası uğruna komutanından oda hapsi cezası da aldı, kimi tırmanışlarında ölümle burun buruna da geldi.  Kaldı zirvesine kayakla yapılan bir tırmanışta çığ altında kaldılar. Büyük bir şans eseri ekibin çığa yakalanmayan tek üyesi sayesinde bulunabildiler. Buna rağmen macera tutkusu ve sevda hep arttı..   Hayattan ne istediğini bilenlerin hayallerini gerçekleştirmek için gereken her şeyleri vardır, demiştik.. Muzaffer Erol Gez’de Rudge marka, arkadaşı İlhan Akpınar’da ise Humber marka birer bisiklet. Zamanın havalı bisikletleri fakat çok ağırdırlar.. Vites falan yok ve hatta ağırlık azaltmak için çamurlukları ve zincir muhafazaları da sökülmüş durumdadır. Tarih ne zamandır, biliyor musunuz; 1953..! Bu iki maceracı bisikletleriyle Adana’dan yola çıkıp Konya ve Ankara üzerinden İstanbul’a gitmeyi planladılar..   Hani pek yol da yoktur ama olanlarda tozlu, stablize.. Bir araç gördükten sonra ikinci bir araç görmeleri neredeyse 15-20 dakikayı bulmaktadır ama başardılar.

sss ddd

17 Gün süren bu macera o dönemde duyulmamıştır belki ama maceracılar çok mutludurlar.. Bisikletlerini İstanbul’da tavanı sepetli bir otobüse yükleyip Adana’ya dönerler.. Muzaffer Erol Gez, 1955 yılına gelindiğinde bisikletini satar ve bu kez de bir Jawa motosikletle Türkiye turu yapar.. Hem de iki kez.. 1961 Mersin.. Mersin’e geldiği yıl dağcılık konusunu dönemin İl Spor Müdürü rahmetli Edip Buran’a anlatan Muzaffer Erol Gez, aldığı destekle okullarda çalışmalar yaptı, dağcılığı anlattı. Sonrasında federasyon çatısı altında konunun yayılması için çalıştı. 1966’da Kış Sporları Federasyonu adıyla kayak ağırlıklı kurulan federasyonu bağımsız hale getiren ekibin içinde yer aldı. Bu sayede hem dağcılık hem de tur kayağı ayrı ayrı ilerleme şansı buldu.

vvv

ve Efsane Dağcı Tırmanmaya Devam Ediyor.. Muzaffer Erol Gez, her fırsatta 77 yaşının büyük tecrübesiyle Hacgediği’ndeki dağ evinde dağcılığa gönül vermiş maceracı dostları ve genç arkadaşlarıyla bir araya geliyor, birlikte dağlara tırmanıyor.  Onların hayat maceralarına rehberlik ve öğreticilik yapıyor.  Bizler de bu büyük dağcıdan, bu müthiş maceracıdan etkilenmeye devam ediyoruz.

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com