Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

1.995 views

Emmy Ödüllü Opera Sanatçımız; Orhan Yıldız…

Kategori : Ana Sayfa, Kültür-Sanat - Etiketler :, , , - Tarih : 18 Ocak 2013

Don Giovanni-0480

Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin solist sanatçılarından 33 yaşındaki bariton Orhan Yıldız, İspanya’da düzenlenen 49.Uluslararası Francisco Vinas Şan Yarışması’nda ikinci oldu. İspanya’nın Barcelona kentinde 11-22 Ocak tarihleri arasında düzenlenen ve dünyanın dört
bir yanından opera sanatçılarının katıldığı 49. Uluslararası Francisco Vinas Şan Yarışması’na, hala Almanya’da sahneye çıkan Türk bariton Orhan Yıldız da 904 sanatçı ile birlikte katıldı. Dünyanın en önemli opera direktörlerinin jürisinde yer aldığı Liceu Büyük Tiyatrosu’nda düzenlenen yarışmada ‘erkek sesleri’ dalında birinciliğe layık solist seçilmezken, Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu Orhan Yıldız, bu kategoride ikinciliğe layık görüldü. Orhan Yıldız son bir yıldır sanatsal çalışmalarını Almanya’nın Braunschweig
kentinde sürdürüyor. Mersin’deki son gününde röportaj yapabildiğimiz sanatçı “The City” okurlarına kendisini ve Mersin’i anlattı:

Don Giovanni-2274 24537_377293816692_716301692_3890796_2354449_n

Mersin doğumlu ve burada yetişmiş bir kişiyim, hayatımın büyük bir bölümünü Mersin’de geçirdim. Üniversite yıllarımın bir bölümü dışında hep buradaydım. Mersin’i çok seviyorum. Tabi ki sevmediğim yanları da yok değil. Yılın büyük bir bölümünde güneşi hep görmek
ve deniz kenarında o mis gibi iyot kokusu ile rahatlamak bir ayrıcalık. Deniz kıyısı yürüyüşleri benim en sevdiğim yanlarından biri Mersin’in. Ayrıca o muhteşem yaylalar ve temiz hava beni hep çok mutlu etmiştir, yani şöyle bir düşünecek olursam bir tarafım
deniz, bir tarafım dağ, hava güzel, yaşam diğer şehirlere nazaran daha kolay ve ucuz. Daha ne  ister ki insan değil mi (tam burada muzipçe gülüyor) ama öyle olmuyor işte. İnsanin içinde bir “GİT” duygusu varsa eninde sonunda bavulunu alıp çıkıyor… İnsan hayallerinin peşinden
gitmeli, ben bir şarkıcıyım, müzisyenim. Müziğim beni nerelere sürüklerse peşinden gitmeliyim. Bir bağımlıyım ben, şarkı söylemek benim için nefes almak gibi… Bu yüzden Mersin’i, arkadaşlarımı, ailemi özlememe rağmen Almanya’da var olmak, buralarda şarkı söylemek için çok çalışıyorum. Katıldığım yarışmalarda aldığım dereceler ve temsillerimde buradaki otoriteler tarafından takdir edilmek beni hem çok gururlandırıyor hem de çok mutlu ediyor…

Don Giovanni-2477

Bir Mersinli olarak tantuni ve künefe hayatta vazgeçemeyeceğim şeylerdir ve bir de o muhteşem balık restaurantları. Tabi ki sevmediğim yanları da var memleketin, örneğin şehir yapılanması ve planlaması Mersin’in en hoşlanmadığım yanları. Ve bir de trafik; çok kalabalık bir şehir olmamasına rağmen trafikteki belirsizlik, kuralsızlık ve dikkatsizlik
insani gerçekten tedirgin ediyor.

Mersin seyircisi kesinlikle iyi ve kötü işleri çok iyi ayırt edebilen bir birikime sahip, operayı takip eden belli bir kesim var ama sanıyorum bu kadarı henüz yetmiyor şehrimiz ve operamız için. Bir milyon nüfuslu bir şehre göre oranlarsak bence seyirci ilgisinin daha fazla olması gerekiyor. Opera müdürlerimizin halka yaptığı tanıtım ve okul konserleri ile yeni nesli her ne kadar opera ve baleye yakınlaştırmaya çalışsak da bu bir süreç gerektiriyor, ektiklerimizi belki yıllar içerisinde almaya başlayacağız. Tabi ki içinde bulunduğumuz ekonomik durumun da etkisi büyük ama bir sinema bileti ile kıyaslayacak olursak opera biletlerinin ne kadar ucuz olduğunu anlarız… Bu kadar kaliteli ve üst düzey bir sanat, bu kadar uygun fiyata dünyanın hiç bir yerinde bulunamaz. Eminim Mersin seyircisi zaman içerisinde opera kültürünü daha çok benimseyecek ve sanatçısına daha çok sahip çıkacaktır. Bizler de her zaman onlara en güzeli ve en kaliteliyi sunmak için çok çalışıyor olacağız.

Tristan Isolde-0764

Mersin doğup büyüdüğüm, yetiştiğim şehir ve asla kopamayacağım bir yer, ben buranın bir parçasıyım. Nereye gidersem gideyim ben bir Mersin’liyim, Çukurovalıyım ama daha önce de dediğim gibi zamanı geldiğinde yelkenleri açıp başka denizlere de gitmek gerekiyor ama bir liman ise bahsettiğimiz; döneceğim liman hep Mersin olacak. Çünkü her sokağı, her köşesi benim hayatımda farklı anılara sahip.

Kariyerim boyunca pek çok yarışmaya katıldım: Siemens Şan yarışmasında üçüncülük, Belvedere Şan Yarışmasında jüri özel ödülü, Leyla Gencer ve Operalia Şan Yarışmalarında finalistlik ve son olarakta Francesco Vinas’ta ikincilik… Devamı gelecek olan başarılarımı bu yoğun tempolu çalışma dönemimde en zor anlarımda dahi yanımda olup beni cesaretlendiren, omuzlayıp güç veren, üzerimdeki çoğu yükü üstlenerek sanatıma odaklanmama fırsat tanıyan eşime ve başta Mersin’in vefakar sanatseverleri olmak üzere tüm Türk halkına hediye ediyorum.

 

Özden Nasıf

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com