Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

2.565 views

E. Özlem Çetin – İletişim…

Kategori : Ana Sayfa, Yazarlar - Etiketler :, , , , , , , , , , , , - Tarih : 27 Ocak 2013

communicate

Oscar Wilde der ki; ”Dili bir keman gibi akort etmek gerekir; nasıl ki şarkıcının sesindeki ya da teldeki titreşimlerin gereğinden fazla ya da az oluşu yanlış bir notanın sesini verirse kelimelerdeki fazlalık ya da yetersizlik de mesajı bozar.”

think-562x390

YOKSA İLETİŞİM YANILGILAR BÜTÜNÜ MÜDÜR?

 

İletişim, ötekini anlama isteği, saygı, empati, değer verme ve bunu belli etme, içtenlik gibi bir dizi “değer”i içinde barındıran bir kavramdır. İnsani özü ve değerleri taşıyan bir açılım, bir potansiyel olarak görüldüğünde paha biçilemezdir.

 

Aynı zamanda bilgi, tutum ve düşüncelerin ortak semboller sistemi aracılığıyla kişiler arasında değiş tokuş edildiği bir süreçtir.

 

Bizim kardeş beyinlerimiz vardı; yarım sözcükler, yarım cümlelerle, yalnızca hareketlerle birbirimize çok şey anlatabiliyorduk. “Nietzsche Ağladığında Sayfa: 36”

 

Genel anlamda iletişim; “insanlar arasında duygu, düşünce ve bilginin her yolla başkalarına bildirilmesidir.” Temelde iletişim kelimelere, söze dayandırılsa da iletişim sadece kelimeleri söylemek değildir. Bir ortamda iletişimin varlığından bahsedebilmek için en az iki etkileşen olmalıdır. Duygu düşünce ve amaç bir diğer tarafı etkilemedir.

 

İletişim her zaman önemli bir konu olmuştur. Ancak “sağlıklı iletişim” hiçbir zaman iletişim çağı olarak adlandırılan bu dönemdeki kadar önemli olmamıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün, benimsediği biyo-psiko-sosyal yaklaşıma göre sağlık; “sadece hastalık veya sakatlığın olmaması değil, fiziksel ruhsal ve sosyal tam iyilik hali” durumudur. Bu “hal” kaybedilmeden önce korumaya alınabilir.

 

Bu durumda sağlıklı iletişim kurmak için, fiziksel ruhsal ve sosyal tam iyilik hali içinde olmak gerekir. Aksi takdirde sağlıklı bir iletişimden bahsetmek mümkün değildir. İletişim sadece sosyal olmayı değil, sorunları dile getirerek çözüm bulmayı da amaçlamaktadır.

 

İletişimin etkin olabilmesi için “Etkili” iletişimin sağlanması şarttır. Etkisiz iletişim kurmamak için doğru olduğunu bildiğimiz kavramların paylaşılması en temel dayanağımız olmalıdır.

 

Mesaj söylenen şey değil, anlaşılan şeydir. Bu basit ilke karşımızdakilerin ne duyduğunu ve ne anladığını hesaba katmayı gerektirir. Karşımızdakinin anladığı şey bizim anlattığımızın yalnızca bir kısmı olabilir. Hatta bizim anlattığımızdan farklı bir şey olabilir. Bu iletişimin sonucunu belirleyecek olan şey bizim neyi düşünmüş olduğumuz değil, karşımızdakinin neyi anlamış olduğudur.

 

Aklımızdan geçenler ile yazdıklarımız/söylediklerimiz çoğu zaman birbirinden hayli farklı şeyler olur. Kavramlarla düşünüp bunları kelimeleştirmek, düşünceyi olabilecek en primitif seviyeye indirmek demektir. Bir cümlenin sonuna koyduğunuz soru işareti sizin için yalnızca soru işaretiyken, karşı taraf için şaşkınlık ifadesi olarak değerlendirilebilir…

 

Etkili iletişim iki yönlü bir süreçtir. İletişimi tek yönlü bir süreç olarak kurgulamak klasik yaklaşımlara uygundur. Dinlemeyi bilmemek, özellikle etkili iletişim kurmasının önündeki en büyük engeldir. Sadece söylemeyi değil, dinlemeyi de iyi bilmek gereklidir.

 

İletişim etkileşimli bir süreçtir. İletişimi yalnızca bilginin, düşüncelerin vb. alışverişi olarak ele almak da doğru değildir. Her mesajın ve her etkinliğin karşıdaki kişide de bir etkisi vardır. İki yönlü iletişimde iki taraf için bir iz bırakır, değişim de önemli bir süreçtir.

 

Her bireyin etkili iletişimi sağlayabilmesi için; “İletişimin önemi ve temel iletişim kavramları konusunda, iletişim engellerini saptama ve çözüm yolları üretme konusunda, sözlü ve sözsüz iletişim kavramları konusunda, bireyi, aileleri ve toplumu bilgilendirme yöntemleri konusunda, etik değerleri uygulama konusunda beceri kazanması gerekmektedir.

bebek-iletisim

İletişime dair bir hikaye:

“Geçmiş zamanda Yahudilerin ve Hıristiyanların birlikte yaşadıkları bir köy vardı. Fakat her iki taraf da köyün kendilerine ait olduğunu ve diğerlerinin köyü boşaltması gerektiğini düşünüyordu. Bir gün taraflar bir anlaşmaya vardılar. Rahip ve Haham arasında bir tartışma düzenlenecek ve tartışmayı kaybeden taraf köyü terk edecekti.

Fakat Rahip ve Haham birbirlerinin dilini bilmedikleri için tartışmayı beden dillerini kullanarak, işaret yoluyla yapacaklardı. Beklenen gün geldi; Rahip ve Haham yüksek bir tepeye çıktılar, arkalarına ahalilerini topladılar ve tartışma başladı.

 

Rahip kolunu kaldırdı ve eliyle “üç” işareti yaptı. Hahamın buna cevabı gecikmedi ve o da kolunu kaldırıp eliyle “bir” işareti yaptı. Ardından, Rahip eliyle etrafı gösterdi. Haham da biraz durdu ve işaret parmağıyla yeri işaret etti. Hiç kimse bu olan bitene bir anlam veremiyordu. Kısa bir duraksamanın ardından, Rahip çantasından ekmek ve şarap çıkarttı. Bunu gören Haham da çantasını açtı ve içinden bir elma çıkarttı.

 

Bu hareketin hemen ardından Rahip ahalisine döndü ve “tartışmayı kaybettim, köyü boşaltıyoruz” dedi. Rahip merakla bekleyen ahalisine olan biteni anlatmaya başladı: “üç” işareti yaptım: “Baba, Oğul, Kutsal Ruh’a inanmalıyız”. Haham da: bir işareti yaparak ama Tanrı “1”dir dedi. Haklıydı. Rahip: “Daha sonra elimle etrafı gösterdim; ‘Tanrı her yerdedir’ anlamında. Haham da parmağıyla yeri işaret etti; ‘ama Tanrı aynı zamanda buradadır’ anlamında. Yine haklıydı. Rahip: “son olarak, çantamdan İsa’nın etini ve kanını temsil eden ekmek ve şarabı çıkarttım; “günahlarımızı affettirmek için bunları yemeliyiz” anlamında. Fakat Haham da çantasından ilk günahı temsil eden elmayı çıkarttı; “ne yaparsak yapalım ilk günahın affedilemeyeceği” anlamında. “İşte, bundan sonra diyecek bir şey bulamadım ve tartışmayı kaybettiğimi kabullendim.”

 

Bu arada, Yahudilerin tarafında sevinç içindeki ahali Hahamın anlattıklarını dinliyordu. Haham: “rahip eliyle ‘üç’ işareti yaparak üç gün içinde köyü terk edeceksiniz” dedi. Ben de elimle ‘bir’ işareti yaparak, “bir gün bile olsa burayı terk etmeyeceğiz” dedim. Haham: daha sonra eliyle etrafı gösterip “bütün bu evleri boşaltacaksınız” dedi. Ben de parmağımla yeri gösterip “buradan hiçbir yere gitmeyeceğiz” dedim. Ahaliden birisi merakla sordu: peki o ekmek ve şarap olayı neydi? Haham yüzüne takındığı şaşkın ifade ile cevap verdi: “valla onu ben de pek anlamadım. Galiba rahibin karnı acıktı, çantasından ekmek ve şarabını çıkarttı, benim de çantamda elmam vardı, ben de onu çıkarttım. Sonra rahip tartışmayı kaybettiğini kabul etti. Nedenini ben de hiç anlamadım.”

iletisim11

Yoksa iletişim herkesin aynı kelimeleri ya da hareketleri kullanarak farklı şeyler algıladığı yanılgılar bütünü müdür?

 

 

Çocukluk pür neşe, gençlik telâşe, gerisi meşgale.

İletişime zaman ayırmak lazım.

özlem çetin

E. Özlem Çetin

 

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com