Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

3.996 views

E. Özlem Çetin – Annem…

Kategori : Ana Sayfa, Yazarlar - Etiketler :, , , , , , , , - Tarih : 07 Mart 2013

özlem01

Varoluşumun temelini atan, değerlerimi oluşturan varlığa… Annem’e

”İnsanları birbirine kopmaz bağlarla sıkıca bağlayan; anlaşmalardan çok iyi niyet, sözlerden çok, içtenlikli bir sevgidir.” Thomas MORE

Baby Holding Mother's Finger

Tüm yaşanmışlıklarını ve yaşamak istediklerini bir kenara koyarak, yaşanacakların mimarı olmak için kendini ortaya koyan varlığıyla; bugünkü hali şekillenir şanslı olanların.

Öyle bir içtenlik ve samimiyet taşır ki; yanan canının acısını senden daha çok hisseden, yaptıklarına anlam veremese de mutlaka içselleştirebilen, sonsuz affedicilik ve sevme sanatının bütün inceliklerine sahip olan, samimiyetini hiç kaybetmeyen bir bütün…

Bir tek onun yanında aslolan ben olunabilir. Bilinir ki beni en iyi bilen, anlayan, tanıyan, yaşayan, yaşatan, olur olmaz hayallere kapıldığında destekleyen, kırgınlıkları gidermenin çaresini bilendir.

Araya yıllar girse de; şeklini şemalini hiç değiştirmeyen, değişimini kabul etmemesinden en keyif alınan anlara geri döndürür. Hayatınız boyunca tereddütsüz ona hep dönebileceğinizi, üzülmenin ölmek olmadığını size öğreten ilk kadındır.

Kanatlarının çıkmasına yardım etse ve onları güçlendirmek için çaba harcasa da yuvaya geri dönmek istediğinde yaşanacakların bütününe cevap verebilendir.

Mükemmel iki gözle bir şey beklemeden bakan, tatminini yüzündeki gülümsemeyle gösteren, kendine verilen en değersiz hediyeyi bile saklamaktan asla vazgeçmeyendir.

İnsanları sevme sebebim, yeri doldurulamaz dost, sıcacık bir kucak…

Sahiplenme duygusunu en yüksek safhada yaşayan, dünyaya getirdiği bireylerin bir doğa kanunu olduğunu kabullenemeyen ve kişinin asıl sahibinin kendisi olmadığını idrak etmeyi duygularına dinletemeyen, her çocuğun hayatının aleni senaristidir.

ozlem03

“Senaryoda ufak tefek değişiklikler yapıyorum, affediciliğine sığınarak…“

Kesinlikle yakınındayken en çok tartışılan ve en kısa süreli küs kalınabilen, uzaktayken en çok özlenen, ne yaparsanız yapın hep affedebilen ama hayatınız boyunca yaptıklarınızı size hatırlatabilen, ne kadar hasta olursa olsun sizi hep düşünen, en güzel yemekleri yapabilen, sarıldığınızda sıcacık ve güvende hissettiren yeri doldurulamaz insan.

Gözlerinde hayatın en naif yanları saklı olan, bütün kaybetmişliklerim kadar kızdığım, bütün kazanmışlıklarım kadar taptığım… Dünyanın en vefalı ellerine sahip olan ve o kapılar ne kadar çarpılsa da her zaman geri dönülebilen… geri dönülebilen…

Sevgisindeki kutsallığı, sevgisini sunduğu anda içinde yer alan gizli titreyişinden anlaşılır. Sadece hissedilen o titreyiş; kokusunda bulunur, öfke anlarında bile her an affedeceğine dair ışıltılar saçan gözleri vardır.

Ettiği sitemlerin her birinde, her an affetmeye dair yatkınlığı taşır.

Özlem’i; burnunuzun direğini sızlatır. Gözleriniz dolar bazı anlarda. Ayrı bir şehirde yaşıyor olmanın ve o deli “özlem” anında kanatlarınızın olmamasının, yanına uçuveremeyişinizin çaresizliğini size hissettirebilen ender insandır.

Hisseder ya hani en olur olmaz şeyleri; sırf hissetmesin diye yaşama sımsıkı tutunduğum, hayatla daha sert inatlaştığım, bana baktığı gibi bakabildiğim kimse olmadığı için kıskandığım, adam gibi özlemeyi öğreten, sevgim, kırılganlığım…

ozlem02

Albert Camus’un Yabancı’sında şişman lokantacı Celeste der ki; “insanın yalnızca bir annesi olur.”

Çocuklarının arasında en çok beni sevdiğine inandığım (hepimizi en çok kendimizi sevdiğine inandıran), Peter gülüşümü aldığım güzel kadın. Sanatla yoğrulmuş bir hamurun var, bu nedenledir ki; bu kadar naif, bu kadar özenli ve düzenli yaşamlar koydun ortaya.

Sana sarılınca her şey düzelecekmiş gibi gelir, özleyince dünyanın en yalnız insanı gibi hissedilir.

Sazını çalarken aldığın keyif, bizlere bakarken ki gülümsemen, babamla aşkınız, ömrün boyunca daim olsun…

 

Çocukluk pür neşe, gençlik telâşe, gerisi meşgale.

Bir de annemize vakit ayırmak lazım…

özlem çetin

E. Özlem Çetin

 

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com