Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

2.329 views

Boşanma Ve Nafaka Davaları

Kategori : Ana Sayfa - Etiketler :, , , , , , , , , , , , - Tarih : 19 Ocak 2013

bosanma-nedeni

Bu ay ki yazımızın konusu Boşanma ve Nafaka davaları :

Boşanıp, bir evliliğin yasal düzeyde sona ermesini ne kadar üzüntüyle karşılasak da, boşanma kararı alan çiftlerin kararlarına saygı göstermekteyiz. Bu yönde karar alan çiftlerin hukuki anlamda doğru adımlar atmalarında yardımcı olup, dikkate almaları gereken hususları aşağıda belirteceğiz;

bosanma_ve_cocuk

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri olarak, özel ve genel olmak üzere iki temel ayrım yapılmıştır. Kanunun özel olarak saydığı boşanma sebepleri; zina, hayata kast ve pek fena veya onur kırıcı davranış, akıl hastalığı ve terk’ dir. Kanun özel haller dışındaki genel boşanma sebeplerini ise evlilik birliğinin sarsılması adı altında tek bir başlık altında toplamıştır.

Çoğu Boşanma davaları çekişmeli boşanma şeklinde uzun süreler devam edebildiği gibi eşlerin boşanma ve diğer hususlarda anlaşmaları durumunda anlaşmalı boşanma yoluna gidebilmeleri de mümkündür :

bosanma3
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’ nda belirtilmiş olan şartların varlığı aranmaktadır. Bu şartlar;

– Anlaşmalı boşanma istemiyle dava açılabilmesi için tarafların evlilikleri en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.

– Anlaşmalı boşanmak isteyen taraflar evlilik birliğini sona erdirmek için her konuda anlaşmış olmalıdırlar. Diğer bir deyişle, taraflar mal paylaşımı ve çocuğun velayeti hususları konusunda ortak karara varmış olmalıdır. Ortak karara bağlanmış olan hususların açık bir biçimde protokole bağlanmış olmasının mahkeme nezdinde fayda sağlayacağı unutulmamalıdır.

– Anlaşmalı boşanma davası taraflarının duruşma gününde mahkeme huzurunda hazır bulunması şarttır. Zira hâkim protokolde anlaşan  tarafların iradelerini duruşma esnasında da beyan etmelerini isteyecektir. Taraflardan birinin dahi duruşma gün ve saatinde mahkemede hazır bulunmaması durumunda anlaşmalı boşanma davası karara bağlanamayacaktır.

– Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen tarafların kararlaştırdığı hususları mahkemeye iletmesi bazı durumlarda yeterli olmayabilir. Çocuğun velayetinin söz konusu olduğu hususlarda hâkim, tarafların ve çocuğun menfaatini göz önüne alarak protokol üzerinde gerekli gördüğü hususları değiştirebilir. Bu değişikliklerin taraflarca kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.

Yukarıda belirtilmiş olan şartların tamamının varlığı halinde tarafların anlaşmalı boşanma istemlerinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle hâkim başkaca bir delil aramaksızın evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesi ile tarafların boşanmalarına karar verir.

evlilikte-ilk-yillar

 

NAFAKA:

Nafaka, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf lehine hükmedilmektedir. Bu şekilde istenen nafakanın türü yoksulluk nafakasıdır. Aynı zamanda boşanma
sonucunda çocukların velayeti kendisine bırakılan taraf, karşı taraftan çocukların giderleri için de nafaka talep edebilmektedir. Bu nafaka da iştirak nafakası olarak
adlandırılmaktadır. İştirak nafakası çocuk reşit oluncaya kadar ödenmektedir. Yoksulluk nafakası ise nafakayı alan tarafın evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü
ile sona ermektedir.
Her iki nafaka da boşanma kararı kesinleştiğinde hükme bağlanır. Kesinleşme öncesinde ise tedbir nafakası olarak tarafların talebi mümkündür. Bu durumda
boşanma davası devam etse dahi tedbir nafakası olarak bu ödemelerin alınması mümkündür. Müşterek çocuk için bağlanacak olan iştirak nafakası reşit olunması ile sona erer. Fakat reşit olan çocuğun eğitimi devam ediyor ise söz konusu iştirak nafakası yardım nafakası olarak talep edilebilir.

Çekişmeli boşanma davalarında kesinleşme sonrasında çocuk için iştirak nafakası her zaman istenebilmekte iken yoksulluk nafakası kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde istenebilmektedir. Bir yılın dolumu ile mali nitelikte bir talep olduğundan bu istem sona ermektedir.

untitled

NAFAKA ARTIRIMI VEYA DÜŞÜRÜLMESİ :

Yargıtay, son dönemde  nafaka artırımı davalarında emsal bir karara imza attı. Kararda, nafaka artırım oranının TÜİK’in yayınladığı ÜFE’ye (Üretici Fiyatları Endeksi-Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim) göre belirlenmesi gerektiği belirtildi. Bu kararın ardından nafaka artırım talepleri ÜFE oranını geçemeyecek. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararında, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın artırılması veya azaltılmasının mümkün olacağına dikkat çekti.

Nafaka miktarının arttırılması her zaman talep edilebileceği gibi Nafaka Ödeyen eşin mali durumunda olumsuz yönde değişiklik olması durumunda ödenen nafaka miktarının azaltılması talebiyle de dava açma imkanı mevcuttur .

Medeni Kanunun 176. maddesinin 4. fıkrasına göre “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyeti gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Bu hükme göre nafakanın azaltılmasını istemek mümkündür, bu durumda kendisine nafaka ödenen eşin  kabulü önem taşımaz. Şartların değişmesi halinde makul bir sürede bunu istemek gerekir. Yargıtay kararlarıyla da nafaka ödeyen eşin mali durumunda olumsuz yönde değişiklikler meydana gelmesi durumunda ödenen nafakanın miktarının azaltılması için mahkemeye başvurulması durumunda, mahkemenin nafaka ödeyen eşin ekonomik ve sosyal durumunu yeniden araştırarak nafaka miktarının azaltılabileceği belirtilmiştir.

turgayertan  tunç

Turgay Candaş & Ertan Tunç

 

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com