Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

2.330 views

Bir Trol Avı Hikayesi

Kategori : Ana Sayfa - Etiketler :, , , , , , - Tarih : 11 Ocak 2013

DSC_0084

Akdeniz’in en lezzetli karideslerinin Mersin’de çıkanlar

olduğunu biliyormuydunuz..?

DSC_0550

 

Sofraların güzide lezzetlerinden biri olan karides Mersin’de de

bolca çıkarılmakta. Her sabah saat 04 sularında demir alan trol tekneleri

günde 3-4 ağ çekebilmek için 16 saat vardiya yapıyorlar. Balıkçılık

sektörü Mersin’de 24 saat kesintisiz çalışan bir iş alanı.

 

Konuya vakıf olmak adına biz de bir günümüzü onlara ayırıp Balıkçı Kadir’e

ürün tedarik eden teknelerden birine; Fırat Reis teknesine misafir oluyoruz.

Sabah saat üç olmasına rağmen teknelerde insanlar hararetli bir hazırlık

içerisindeler. Saat tam dörtte tüm tekneler aynı anda sözleşmiş gibi demir

alıyor ve av başlıyor.

DSC_0216

Teknemiz bir Trol teknesi. 1947 model bir ahşap gulet olan Fırat Reis teknesi

trol avı için gerekli tüm donanım ve elektronik aygıta da sahip. Ahşabın hangi

ağaç olduğunu sorusuna aldığımız yanıt çok ilginç. Tekne o kadar yaşlı ki

üzerinde her ağaç var. Dut, çam ve kestane Mehmet Ali Kaptan’ın ilk aklına

gelenler. Kaptandan başka üç personel daha var Fırat Reis’te, zaten trol

avı için gerekli personel sayısı da minimum 4 kişi.

DSC_0655

 

Saat beş civarında av bölgesine varıyoruz. Kıyıdan 4-5 mil açıkta muhteşem

bir Mersin manzarasında hava hala karanlıkken ilk ağlar atılıyor denize. Troll

sistemi gayet basit; ortadan bir ağ çekiliyor ve ağın iki yanında bulunan kapılar

dipte çamurdan bir duvar örüyor ve balıklar ağın içine giriyor. Öğrendiğimiz kadarıyla

100 balıktan sadece 3’ü ağa girer gerisi kaçarmış. Ağ indirildikten sonra tekne

gayet düşük bir hızda en az 3 saat boyunca kum zemini tarayarak yol alıyor. Gün

hala ağarmadığından tayfaların kimi uyumaya gidiyor, kimi kahvaltı ediyor. Biz de

soluğu Kaptan’ın yanında alıyoruz. Mehmet Ali Kaptan Niğde-Aksaray’lı ama neredeyse

18 yaşından beri Mersin’de avlanıyor.Kardeşi Mustafa’da teknede onunla beraber.

15 Eylül’de av sezonu açılınca Kars’lı Nadir Amca ve Erdemli’den ‘Dede’de onlara

katılmış.

DSC_0733

Sohbet-muhabbet derken kaptan ‘vira’ diyor. Bu, ağın toplanma zamanını

geldiğinin işareti. Kaptan’ın da tayfalara katılmasıyla vinç çalışıyor ve ağ

çıkarılıyor. Üç saatlik bekleme ve 15 dakikalık zorlu çekme işleminden sonra

ağ güverteye açılıyor ve denizin bereketi ağın içinden güverteye dökülüyor.

Çıkan karides çok değil ama ekip mutlu, bir yandan ayıklama yapılırken diğer

yandan da ağ bekletilmeden denize geri yollanıyor. Karides ve büyük balıkların

dışında ne varsa geri denize yollanıyor. Bu işlem sırasında biraz zaiyat olsa da

çoğunluk denize kavuşmayı başarıyor. Çıkan karides miktarı 20 kiloya yakın,

bu ne iyi ne de kötü bir av olarak kayıtlara geçiyor. Eskiden 50 kilo çıkarmış,

buna da şükür.

 

İkinci 3 saatlik bekleme süremizde Mustafa bize karides hazırlıyor, tadı enfes.

Ekmeğimizi bana bana karnımızı doyuruyoruz. Çaylar, sohbetler, derken teknemizin

yanından bir yunus geçiyor. Çok yunus varmış buralarda, ağa arkadan yaklaşıp

kafalarını geçirebilecek kadar bir delik açıp ağın içindeki taş barbunlarını

yerlermiş. Ama sadece taş barbunu, öbürlerine ellemezmiş. Ekipte ağlara takılan

bir yunus gören olmamış şimdiye dek.

 

Akşama kadar 3-4 kez ağ çeken trol tekneleri buzlayıp depoladıkları karideslerle

limana geri dönüyor. Daha tekneler yanaşmadan karidesleri bir sonraki duraklarına

taşıyacak araçlar kıyıda yerlerini almış bekliyor. Soğutmalı kamyonlar, panelvanlar

hatta bir kaç motorsikletli de bekleyenler arasında. Av vasıtalara yükleniyor ve

balık haline, lokanlatalara ya da marketlere ulaştırılıyor.

 

Akşam yemeğimiz Balıkçı Kadir’de, Avdan payımıza düşenlerle Lokantanın yolunu

tutuyoruz. Karideslerimiz pişiriliyor, servis ediliyor ve afiyetle yeniyor. Bu

keyifli ve yorucu maceramızın sonunda birinci elden öğrendik;

Kesinlikle taze karides yiyoruz ve kesinlikle çok lezzetli.

özden nasıf

Özden Nasıf

 

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com