Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

3.642 views

Arka Bahçe – Sadiye / Atlılar …

Kategori : Ana Sayfa, Gezi - Etiketler :, , , , , , - Tarih : 27 Ocak 2013

te86

Tarihin, denizin ve doğanın buluştuğu bu şehir gezmekle bitecek gibi değil. Bu şehirde hafta
sonu sıkılıyorum diyenleri şaşkınlıkla dinliyorum. Oysaki Türkiye’ nin dört bir yanından gelen
ziyaretçiler nede büyük keyif alıyor Mersin’ i gezerken. Darısı da biz Mersin’ lilere diyerek
bu haftaki gezi turumuza başlayalım.

9523828 5497252 5603228

Bu hafta hikayesi ilginç, mimarisi farklı doğası nefis Sadiye
ya da namı diğer Atlılar’ a gideceğiz. Kış aylarında banko kar bulabileceğiniz bir köy burası.
Yazın ise buz gibi havası, birde köyün arkasında kalan gölü ile nefes alabileceğiniz bir cennet.
Ben bu yazıda size köyün hikayesini anlatacağım gezi kısmını size bırakacağım. Zaten bu hikayeden
sonra kuvvetle muhtemel bu köye hızlı bir ziyaret yapacaksınızdır. Evet şimdi Sadiye’ nin hikayesi.
1822 ında, Kuban (Psij) ırmağı kenarında oturan Kuban Kabardeyleri (Hajret Kabardeyleri)’nin
vatanlarından sürgün edilmesiyle bugün ki Adige Cumhuriyeti sınırları içerisindeki leseppşine
denilen bölgeye yerleşerek “Kansuvey” ve “Mergusey” adında iki köy kurarlar. Fakat Rus çarlığının
artan baskıları bu insanların dinlerini yaşamalarını imkansız hale getirir. Buda yetmezmiş gibi
Rus’ların, Adige’leri askere alarak kendi saflarında savaştırma çabaları sonucunda, baskılara daha
fazla direnememişler ve göç kararı alarak 1885 yılında bugün ki “Novoroski limanından” gemiye
bindirilerek Ürdün ve Suriye’ye götürülmek üzere yola çıkarılırlar. Gemi birkaç günlük yolculuğun
ardından İstanbul’da mola verip yakıt ikmali yapar, bu süre zarfında hiç kimsenin gemiden inmesine
izin verilmez. Gemi bu molanın ardından tekrar yola çıkar ve Mersin limanı açıklarında arızalanır.
Gemidekilerin, gemi tamir edilene kadar Mersin limanında konaklamalarına izin verilir, fakat
arızanın tamiri için, uzun zaman gereksinimi olması nedeniyle, Rusya ve Osmanlı devleti arasında
bir anlaşma yapılarak bu kafilenin Osmanlı topraklarında kalması hususunda bir karar alınır.
Yaşanan bu olayların ardından Osmanlı devleti tarafından daimi ikamet etmeleri için kafileye
Mersin merkezi dolaylarında ( Tam olarak kesin olmamakla: Devlet hastanesi Cİvarı, Yoğurt pazarı,
Mezitli ) birkaç yer teklif edilmişse de o zamanlarda bu bölgenin bataklık olması buna bağlı olarak
sıtma, tifo gibi salgın hastalıkların yayılması, ölüm vakalarının artması sebebiyle birkaç aylık
konaklamanın ardından, kendilerine uygun, geldikleri bölgenin iklimine benzer yerler aramaya başlarlar
ve Mersinin kuzeyine, Toros Dağlarına doğru hareket ederler.

59642_0 SADIYE~1

Bu göçün ardından bugünkü “Höyük alanı” denilen bölge ve “Öşün” denilen bölgeler gösterilmişse
de kış aylarındaki olumsuz hava koşulları sebebiyle buralara yerleşmezler bu bölgeye yakın daha yumuşak
hava şartlarına sahip bugünkü “tuoğune “diye tabir edilen bölgeye yerleşirler, ağaçlardan barakalar inşa
ederler birkaç yıl boyunca bu bölgede ikamet ederler. Bir süre sonra yine hava şartları gözetilerek
ormanlık bölge olan şimdiki köy alanına doğru taşınırlar ve daimi yerleşim yeri olarak benimserler
1886. Bu süreç dâhilinde kendilerine yardım eden o zamanki Osmanlı padişahı Abdülhamit’in Çerkez olan
annesinin yardımıyla bu bölgeler artık Çerkez’lere tahsis edilmiş olur ve kurulan köye Sultan
Abdülhamit’in annesinin adı olan SADİYE adı verilir. Köyün adının Çerkezce “Sı Adiğe” den Türkçeleşerek
konulduğu da söylenmektedir.

59650_0 59649_0 59648_0
Sadiye’ de lokanta bulma şansınız yok. Ya giderken sucuklarınızı alacaksınız yanınıza yada dönüşte
Sunturas’ a uğrayabilirsiniz.

yeniorman 14441956

Bir başka gezide tekrar birlikte olmak dileği ile sevgiyle kalın…

182_8693820797_9293_n

 

Onur Kıratlı

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com