Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

34.992 views

52 Katlı ”Metropol” Gökdeleni…

Kategori : Ana Sayfa - Etiketler :, , , , - Tarih : 15 Ocak 2013

imagesCAMK1YVK

Çelik ve ya betonarme  iskelet inşası gerektirecek kadar bir yükseklik sahibi olan çok katlı yapı. Gökdelenin teknik tanımı böyle olsa da;  gökdelenler  mitolojik , sosyolojik, ekolojik ve ekonomik yönleri ile bir bütün olarak modern yaşamın belirleyici özelliklerinden biri olarak kabul görmekte.

Şöyle durup baktığımızda; Dünya’nın en yüksek yapılarının ilk başlarda hep dini nedenlerle inşa edildiğini görüyoruz. Eski Ahid’de  Babil Kulesi hikayesinde,  asırlar önce yapılan  Salisbury Katedrali’nde de gözlendiği gibi. Ancak 20 yüzyılda,   ABD’nin gelişmişliğinin ve ticaretteki üstünlüğünün timsali olarak   inşa edilen Sears Tower ve Empire State gibi dev yapılarla Amerika’nın başlattığı bu akım artık şehirler ve ülkeler için gelişmişlik ve prestij göstergesi haline geldi.

Gökdelenlerin tarihini incelediğimizde; insanları yüksek binalara yönlendiren birçok neden sıralayabiliriz. Eskiden tek katlı müstakil evlerde oturulurken, köyden kente göçün artması,  teknolojinin gelişmesi ve tasarruf isteği tek katlı evlerden yüksek katlı apartmanlara, apartmanlardan gökdelenlere geçişi hızlandırdı. Elektrik, su, temizlik, ısınma, ulaşım ve diğer  ihtiyaçlar   her ev için tek tek düşünülmesi gerekirken parametrelerken, apartmanlara geçildiğinde tek bir hatla birden çok kişiye ve ya aileye ulaştırılmasının sağlanmış olması zamanla yarışan insanlar için çok büyük kolaylık sağladı.

 348069

Teknolojinin gelişmesiyle daha yüksek, daha gelişmiş ve ihtiyaçlara daha pratik yollarla cevap veren apartmanlar yerini plazalara bıraktı. Son gelinen noktada ise; görüyoruz ki artan nüfus bir çember halinde yayılmaktansa dikey olarak gökyüzüne doğru ilerliyor.

GENEL BİLGİLER

Temel Atma Tarihi

1983

İnşaat Tarihi

1983

Açılış Tarihi

1987

Kullanım Amacı

Otel ve ofis

Yükseklik (Çatı)

176.8 m

Yükseklik (Son Kat)

176.8 m

Kat Sayısı

52

Toplam Alan

170.000 m²

Günümüzde gökdelenler, sınırlı bir alanda  spor merkezleri, havuzu, iş hanları,  alışveriş merkezleri, park alanları, otelleri gibi bir çok farklı hizmeti bünyesinde toplayabiliyor. Bu da yeşil alanların tahrip edilmesini engelliyor. Diğer bir artı olarak; gökdelenlerin toplu taşıma noktalarına yakın yerlerde yapılması, kentteki araç kirliliğini de azaltıyor.

b9864metropol-binasi-52-katli-otel-mersin-3a59

Türkiye’de ise;  ilk gökdelen 1987 yılında mimar Cengiz Bektaş tarafından Mersin’de yapıldı. Mersinlilerin övünç kaynağı olan bu devasa yapının, Mersin için gerçekten gerekli olup olmadığı, tartışılsa da, MERTİM 1987 –2000 yılları arasında İstanbul’da  Isbank Tower yapılana kadar, 13 yıl boyunca Türkiye’nin en yüksek binası olma özelliğini korudu.

Mersin’in simgesi olan Metropol  1090 işyeri, zamanla birçok kez el değiştirse de bir otel ve her katı 1000 m2 olan 52 kattan oluşuyor. Zaten halk arasında bilinen 52. Kat ismi de buradan geliyor. Hatta Mersin Üniversitesi de ilk kurulduğu yıl gökdelende faaliyete geçmiş, daha sonra şimdiki yerleşkesine taşınmıştır.

forumdasnetmersingktele

Dönemin en büyük yapısı olması sebebiyle heyecanlandıran, yatırımcıların ve yerel halkın ilgisini çeken Metropol, sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da dikkat çekmiştir. Ne yazık ki ekonomik sıkıntılar, siyasi belirsizlikler, savaşlar, metropol yönetimlerinin ve yerel aktörlerin beceriksizlikleri beklenen verimin alınamamasına neden olmuştur. Bugün metropole yönelik eleştirilerden biri de, buraya harcanan demir, çimento, para, emek ve iş gücünün, daha verimli kullanılabileceği ve yatırımın zamanla kendini amorti edebilecek kadar işlevsel olması gerekirken beklenen başarıyı sağlayamadığı yönündedir.

Marmara Havzasına alternatif olarak Çukurova havzasının geliştirilmesi amacıyla kurulan Mersin Serbest Bölgesi ve ardından Mersin limanını GAP bölgesine ve Habur sınır kapısına bağlayacak otoyolun yapımı devamında iş hacminin ve ticaret potansiyelinin artmasını getirecekti. Ve bu bağlamda iş merkezleri ofisler ve ticaret odalarının talepleri artacak kendilerine yer arayacaktı. Tüm bu taleplerin karşılanması adına inşa edilen MERTİM ( Mersin Ticaret Merkezi)  art arda yaşanan Körfez savaşlarından ve ardından terör olaylarından etkilenerek, durgun piyasa koşullarında beklenen ilgiyi görmedi. Şu an kapasitesinin altında işlev gören, gökdelenin birçok katı maalesef atıl durumda bekliyor.

Türkiye’de ki 4 büyük adliye sarayının ve miting alanın ortasında bulunan, çarşının merkezinde yer alarak kamu binalarına, hastanelere, bankalara, işyerlerine yakınlığıyla stratejik bir konumda olan gökdelen 4 – 5 bin kişiye istihdam sağlayabilecek kapasitededir.  Mersin’in simgesi olan MERTİM potansiyeli ile ekonomik, sosyal ve kültürel olarak önemli roller üstlenebilecek özelliklere sahiptir, yeter ki potansiyelinin farkına varılsın. 

36879_403164297915_4430608_n

Hazırlayan  : Özge Atinel

 

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com