Ad Square
10394628_10152288654103380_2031411598537769774_n

Doğada Yoga Günleri Başladı…

Share on Facebook Bunu paylaş:YazdırFacebookLinkedInRedditE-postaStumbleUponGoogleTumblrPinterest Devamı →

selman ada

Selman Ada DOB Genel Müdürü Oldu…

Yaşamını Mersin’de sürdüren Besteci, Orkestra Şefi, Piyanist Selman Ada, 24 Temmuz 2014 tarihinde Devlet Opera ve... 

DSC_0027

L. Hair World’de Framesi Bakım Günleri Başladı…

Mersin’in ilk ve tek okullu bayan kuaförü Leyla Dilgil geçtiğimiz günlerde faaliyete geçirdiği L. Hair World... 

memoss001

Memoş Tantuni Kurumsallaşma Sürecini Hızlandırdı…

Mersin’in en lezzetli tantuni markası olan Memoş Tantuni son bir kaç yılda yaptığı değişimlerle tüketicilerin... 

DSC_0173

L.Hair World Açıldı…

Mersin’in ilk ”okulundan mezun” kuaför salonu açıldı. İngiltere’de yaşadığı yıllarda yüksek okul... 

4.230 views

1.400 Yıldır Süren Göç…

Kategori : Ana Sayfa, Kültür-Sanat, Yazarlar - Etiketler :, , , - Tarih : 28 Ocak 2013

62279-ihtiras-huzun-bozgun-ve-goc

Ortadoğu Arapları ve Suriye’den Mersin’e Çileli Yol…

Göç; dini, ekonomik, siyasi, sosyal ve diğer sebeplerle insan topluluklarının bir yerden başka bir yere gitmesi olarak tanımlanır. Bu tanımı genişletebilecek ve/veya içini dolduracak çok çeşitli nedenler vardır elbette. Doğal afetler sonucunda gerçekleşecek göç hareketlerinin dışında hemen tüm nedenlerin temelinde ekonomik çıkarlar/çekişmeler göreceğiz konuyu incelediğimizde. Bu arada ‘ekonomi’ kelimesi daha çok yeni insanlık tarihiyle kıyasladığımızda. Bugün belki paradır ismi ama bir zamanlar su kaynağıydı, av hayvanıydı, verimli otlaklardı, dağ geçitleriydi, tahıllardı, baharatlardı…

Hz. Ömer zamanında başladı 1.400 Yıllık Göç Hikâyesi. Evveli de vardı ama bize de konumuz için kayıtlı bir başlangıç lazımdı. Arap-İslam Anadolu Seferleri MS 654 yılına tarihlenir. İslamiyeti yayma çabaları Anadolu’ya girer, savaşlar yapılır. Savaş sonrası kimileri artık Anadolu’ya göçünü tamamlamıştır, kimileri daha yeni yola çıkmıştır.

fetih_istanbul1

MS 680’li yıllarda Muaviye fetihleri. MS 745-799 yılları arasında Abbasi Halifesi El-Müstansır’ın Arap Alevileri’ne kurduğu baskı sonrası Tarsus, Adana, Misis, Haruniye ve Ayas yörelerine başlayan göç ve yerleşimler.

Şam Müteselsimi (Sancak Beyi vekili) Süleyman Paşa’nın Arap Alevi nüfusa baskılarıyla süren göç.

MS 1200 Yılına tarihlenen Lazkiye Depremi ve yine acılarla dolu göç.

lazkiye

Arapça konuşulan Ortadoğu, 1516-1918 yılları arasında, 402 yıl boyunca Osmanlı yönetiminde kalmıştı.  Artık diğer topraklar yanında Suriye’den Mersin’e bitmeyen göç en azından 400 yıl boyunca Osmanlı’yla da ilişkilendirilebilirdi. Osmanlı dönemi göçlerini sadece doğal afet ve dini baskılarla tanımlamak haksızlık olacaktır. Özellikle 1860’lı yıllardan itibaren Doğu Akdeniz’in kıyı kenti Mersin’e göç eden Arap kökenli Müslüman ve Hıristiyan aileler Osmanlı “Teb’ası”ydı. Barış ve huzur dolu Osmanlı Anayurdu’na birlikte yaşamanın eşsiz birleştiricisi olan “hoşgörü”yü dayanak alarak gelmişlerdi.

imagesCAM1D3GF

Mısır Valisi Kavalalı  Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın Mısır, Suriye üzerinden Osmanlı’ya karşı yönlendirdiği ordu içerisinde  Kuzeydoğu Afrika ve Ortadoğu kökenli Müslüman Arap kökenliler de mevcuttu. Bunların bir kısmı anayurtlarına dönmeyerek bölgede kalmışlardı.

Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu bugünkü Suriye topraklarından sonra Amik ve Çukurova ‘da tarım arazilerinin ıslahı ve verimliliğini arttırma amacıyla Suriye ve Mısır’dan ziraat işlerini bilen Arap kökenli Osmanlı Teb’ası Müslümanları kara ve deniz yolu ile bölgeye getirmesi göçlerin bir başka kaynağı olacaktı.

920

Takip eden dönemlerde Osmanlı’nın Tanzimat düzenlemeleri çerçevesinde hareketlenen ticari faaliyetler 19. yüzyılda ticari anlaşmaları doğurmuş ve bu durum Arap tüccarların İstanbul, İzmir ve İskenderun’un yanı sıra Mersin’e de ilgi duymalarını; dolayısıyla bu sefer ticari göçleri oluşturmuştu.

imagesCA0Y8V7E

1859 yılında inşaatına başlanan Süveyş Kanalı  için gerekli olan tomruklar Mersin iskelesine getirilerek  buradan gemilere yüklenmişlerdi. Dönemine göre olağanüstü ve tarihi özelliklere sahip bu lojistik operasyon,  Lübnan’dan, Lazkiye’den, Mısır’dan  birçok  tüccar, denizci, tahmil tahliyeci grupların Mersin’e getirilmeleri ile sürdürülebilmiştir.

pamuk

Diğer taraftan İngiliz tekstil sanayisinde ortaya çıkan pamuk açığının Çukurova’dan karşılanması için  yine 1860 ‘lı yıllarda Mersin ile Tarsus arasındaki 80-100 bin dönüm  bataklık arazinin kurutularak pamuk üretimine uygun  hale getirilmesi gerekmiş ve bu konuda deneyimli olan Amik (Samandağ)-Çukurova (Adana-Karataş), Tarsus yöresinde yaşayan bahçe tarımı uzmanı Arap kökenli ailelerden yararlanılmıştı.

4586fa765d

Bütün bu tarihi süreçte Mersin’e göç eden ve yerleşen Osmanlı Teb’ası Arap Müslüman ve Hıristiyan ailelerin mevcut halkla yaşaya geldikleri barış ve dayanışma ortamı Mersin’in genel kültür yapısını oluşturacaktı. Şammuti, Yafa ve şeker portakalıyla narenciye tarımı çeşitlenecek, cezerye ve kerebiçle yemek zenginliğimiz oluşacaktı.

fft5_mf776117 cezerye_tarifi

Esasen Mersin’in temelinde yüzyıllar içerisinde oluşan barış ve hoşgörü ortamı günümüz şartlarında çok değişmiş görünüyor. Hatta bu durum maalesef tüm Anadolu’ya yayılmış. Yazı boyunca bahsetmeye çalıştığım o veya bu sebepli göçlerle renklenen, gelişen kültür şimdilerde sadece ekonomik olarak görülmeye başlanmış.

Çok üzücü ve acı bir gerçek; bugün Suriye’de çok kanlı günler yaşanıyor. Uzunca süredir oradaki çıkarlarını palazlandıranlar ile Suriye’yi ve imkânlarını sömürmek isteyenler arasında verilen kanlı bir savaş. Olan yine masuma, yoksula oluyor. Hemen her gün Mersin hastanelerine de çıkar savaşlarının şarapnelleriyle yaralanmış Suriye’li çocuklar getiriliyor. Yok edilen aileler, paramparça olmuş bir çocukluk.

mersingenel2

1.400 Yıllık Göç sürüyor… Bu sefer yeni bir hayata, kültür paylaşımına, kardeşçe yaşamaya değil; canını kurtarmaya bir göç. 1.400 yıllık göçün geçmişini bilmediklerine haniyse emin olduğum bir kitle var ki; beni en çok üzen onlar ve olan biten karşısında ellerini ovuşturmaları. Umurlarında değil o paramparça olmuş çocuk. Çocuğunu arayan anne. Bombalanmış evinin yıkıntılarında geçmişine ağlayan baba. Umurlarında olan bir Suriyeli ailenin daha Mersin’e gelmesi. Kiralık ev araması.

Görülüyor ki; pek çok şehrimize olduğu gibi savaştan ve zulmünden kaçarak Mersin’e de gelen Suriyeli aileler, kaçmaya imkânı olanlardır. Mersin’e sığınma imkânı yaratabilmiş bu insanların bir kısmı misafirimiz olmalıdır, bir kısmı hemşerimiz olacaktır. 1.400 Yıldır bu göç sürüyorsa; 1.400 yıllık dayanışma ve barış da sürmelidir. İnsanlık direnmeye ve yaşamaya devam etmelidir.

ömer efe

Ömer Efe

Share on Facebook

Kategoriler

Popüler Konular

Rastgele Konular

iletişim

webmaster@thecitydergisi.com